DERİNHOCA

Tanım

Unconcerned, but not indifferent...


Bağlantılarım

» Ana Sayfa
» Profilim
» Arşiv
» Arkadaşlarım

Rilke


Şifremi unutmuşum.Günlerce şifremi unutmuş halde dolaştım.
Yedim içtim yattım ve hala şifresizdim.İşin açıkcası şifrem benden unutulmayı istemiş olabilir.Gerçi onu unutmak için bir çaba da sarf etmedim yani unutmak istediğiniz şey öylece kayıp gidiyor zaten.
Sürekli unutmak için bir şifre edinmek buydu hep yapdığımız...
Sonra sayfanın başına geçtiğimde fark ettim ki şifremi unutmuşum ve bu şifre beynimin içinde ama anasının nikahında bir yerde...Şifrenin salınarak gelmesini beklemeden ,unutacağımdan emin olduğum şifreleri yazdığım defteri unuttuğum yerden bulup çıkardım ve unuttuğum şifrenin o sarsıcı ihtişamı karşısında irkildim...
İyiki unutmuşum onu..bu gerçekten unutulacak bir şifreymiş unutulmaya değer bir şifreymiş.Sertifakalı Obsesif kompülsif olmamın getirdiği o heyecanla şifre kafama çakıldı..Şimdi artık çıkmayacak..Onu ilk şifre olarak kullandığımdan bu yana unutmuş olmam gerçekten bendeki bir savunma ,sakınma isteğinden doğmuş olabilir.Unutmanın getirdiği o tatlı o ölüme yakın huzura artık kavuşamayacağım zira unuttuğum şifre artık  bir neon ışığı gib kafamda yanıp sönüyor...

şifre '     '...İsteyen bu sayfaya yazabilir ancak dostlarımı hatırlarım gerisini unutabilirim..Hoş zaten artık şifreyi unutsamda hatırlatan olacak ama korkmayın neon ışıkları bende bir yandımı sönmek bilmiyor...

Tarih: 00:44, 7/11/2008
Yorum (5) | Yorum yaz | Bağlantı

I am the HiGhway

Pearls that swim the rift of me
Long and weary my road has been
I was lost in the cities
Alone in the hills
No sorrow or pity for leaving I feel

I am not your rolling wheels
I am the Highway
I am not your carpet ride
I am the sky

Friends and liars don't wait for me
'Cause I'll get on all by myself
I put millions of miles
Under my heels
And still too close to you
I feel

I am not your rolling wheels
I am the highway
I am not your carpet ride
I am the sky
I am not your blowing wind
I am the lightning
I am not your autumn moon
I am the night, the night..

Yeeah
I am not your rolling wheels
I am the Highway
I am not your carpet ride
I am the sky
But I am not your blowing wind
I am the lightning
I am not your autumn moon
I am the night, the night..
                 Audioslave

Güzel sözler bunlar bana Yunus Emre'yi hatırlattı ki ondan sonra Türkçe şiir yazan herkes biraz kıvırtmaktadır gibi gelmiştir bana hep...


Tarih: 23:25, 5/4/2008
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

mAske tiyatro

Her zman naskeye başvurur oyuncunun fettanı kalkıp kalkıp repliklerinde dermansız saldırır ön sıralara sonra ışık biraz öteye vurduğunda oradaki yüze bakar,kelimeleri hatırlar unutmamak için beynini ve duygularını rehine verdiğinden dolayı oyuncu satılıktır...Oyun için verdiğiniz para onu o saat satın almıştır daha öteye gidemez kalın makyajın ardında,bir karış pudranın bir karış kozmetiğin ardında kendisine ait olanı bastırmak köreltmek için para ödenmiştir.Oynamak sanatının maskenin hakkını vermek için konuştukça kendisine ait olmayanı ustaca çoğaltmak için çaba sarfeder ön sıradakiler kendinden geçerler birlikte uyuşurlar ,hiç kimse kendisi değildir hiç kimse yağlı hiç kimse selülitli obsesif kel ve obez değildir herkes başka bir yere sürüklenir,bunu için para ödendiğinden maske sağlam ,ön koltuklar yerinde, gişe kapalıdır... 

Oyunmaske kadın ya da adam başka şehirdedir başka birini sever ama buradadır burada kimse yoktur birini öldürür gibi yapar ama ölü oyundan sonra uyanır üzülmek ağlamak hayıflanmak oyunu seyreden için bile 90 dakikadır ,görünen o ki oyun için cuk oturan bir rahimden çıkmak gerekir ve tepkisiz adamın suratına ,arka koltuktaki,arada ışık vurdukça maske bile bakmaktan vazgeçer...


Tarih: 18:51, 27/2/2008
Yorum (2) | Yorum yaz | Bağlantı

MersaUlt

 

Öyle karmaşık ki geriye dönüp baktığınızda bir anlam veremediğiniz yumak kalıyor... kedi gibi oynanılan...Görünmeyen aktörlerin  anlamını en ufak şeyde yitiren bir çok kavramına inanmak ve buna göre hüküm verip yargılanmak. Orta yaşa giriyorsunuz..Sonra da hayat bir ceviz ağacının gölgesinden geçmek kadar kısa yaşanmış bir şey olarak kalıyor hafızada...Camus'nun 'Yabancı'sında adalet ve ceza Mersault'ya yabancı...İşlediği suçtan dolayı pişman olup olmadığı sorulduğunda hiçbirşeyden 'pişman 'olmadığını söyler '...daima bir sonra ne olacağıyla meşguldum, bugün ya da yarın..'diye cevap verir..

20 yıl önce okuduğunuz bir şey bambaşka çakıyor kafada...

Hayat işte böyle tepeleme doldurur insanı, yapılanlara iyi kötü  damgasını vurmanın çok bir anlamı kalmaz ,onun için gelecek aslında hiç değişmeyecek...


Tarih: 20:18, 17/12/2007
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Just a song before i go...

Ne kitaptı bu be ... altı kırk beş basmıştı çetin metin... iyi de ne anlatıyo bu len? dedin mi hakkaten ne anlattığını bir bilene sormak gerekirdi...Ciddiyete dönecek olursak The Viking Press'in kitap eleştirileri kısmında aynen şöyle yazıyodu;'Bay Brautigan 1962 yılında Trout Fishing America adlı bir kitap sundu bize.Eleştirilerden anladığım kadarıyla kitap alabalık avı hakkında değildir'

şimdiye kadar bu kitap hakkında duyduğum en iyi cümle...

Güler misin ağlar mısın...


Tarih: 21:26, 1/11/2007
Yorum (16) | Yorum yaz | Bağlantı
Bloglar Alemi

<- | Sonraki Sayfa ->